Ankara'daki Bombalama Türkiye'yi Suriye Rusya İle Savaşa Yakınlaştırdı

|

Türkiye, ülkede düzenlenen terör saldırısı dolayısıyla Suriye'deki Kürt isyancıları suçlamaktadır. Fakat isyancılar hem Amerika hem de Rusya tarafından desteklenmektedir.

17 Şubat tarihinde Türkiye parlamentosunun yüzlerce metre uzağında patlayan bomba güneydoğuda Kürtler ile Türk askerleri arasındaki çarpışmaların alevlerini çok daha uzaklara taşımıştır. Bu patlama Türkiye'nin Suriye'deki kaosa dahil olmasına ve ABD ile ilişkilerini bozmaya yol açabilecek bir tehdit oluşturmuştur. Yine de, her şeyden önemlisi, Türkiye'nin Rusya ile direk temasa bir adım daha yaklaşmasıdır.

Türk yetkililer ülkenin başkentinde bomba yüklü bir aracı askeri servis yakınında patlatan şahısın kimliğini belirlemiştir; Suriyeli Kütr olan bu kişi YPG üyesidir. Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yapılan saldırı ile YPG arasında bir bağ olduğu anlaşılmıştır" açıklamasında bulunmuştur. Davutoğlu, Türk hükümeti ile yıllardır savaşan PKK örgütünün bu saldırıya lojistik destek temin ettiğini belirtmiştir.

YPG'nin Türk toprakları üzerindeki saldırılara yönelik bir geçmişi bulunmamaktadır. Örgüt, bombalama eyleminde bir rolü almadığını söylemekte ve Türk hükümetinin kendilerini Suriye'ye müdahale edebilmek için bir bahane olarak kullanmaya çalıştığını öne sürmektedir. PKK'nın üst düzey yöneticilerinden Cemil Bayık, "Daha önce Kürdistan'da yapılan katliamlara karşılık bu tip misillemeler yapıldığını biliyoruz" ifadesini kullanmış ve bombalamada Kürt militanların rol aldığı iddialarını doğrulamıştır.

Ankara'daki bombalama eylemi Türkiye ve ortaklarının YPG konusundaki görüş ayrılıklarının artmasında önemli rol oynamıştır. Türkiye, YPG'yi PKK'nin bir kolu olarak görmekte ve ABD'nin Suriye'de YPG ile olan ilişkilerini durdurmasını talep etmektedir. Fakat Washington YPG'yi IŞİD'e karşı sürdürülen savaşta önemli bir destekçi olarak tanımlamaktadır. ABD hükümeti YPG ile terörist olarak kabul ettiği PKK arasında bir bağ olduğunu kabul etse de her iki grubu aynı kategoriye koymamaktadır.

Saldırıdan bu yana Davutoğlu tavrını sertleştirmektedir. Birleşim Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin büyükelçileri ile görüşen başbakan toplantı sonrasında "ABD'de dahil olmak üzere, hiçbir NATO üyesinin Türkiye'nin kalbini vuran terörist bir örgütle ilişkisini sürdürmesini kabullenemeyiz" demiştir.

ABD ise görünüşe göre Türkiye'nin uyarılarını pek ciddiye almamaktadır. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby bir süre önce düzenlediği basın toplantısında Ankara'nın ilk önce YPG'nin olayla ilişkisini kanıtlaması gerektiğini ifade etmiş ve Amerika'nın gruba verdiği desteği durduğu iddialarını reddetmiştir.

NATO'nun iki üyesi büyük olasılıkla aralarındaki bu sorunu çözmenin bir yolunu bulacaktır. Diğer taraftan, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler için aynı şey söylenemeyebilir. Kasım ayında Türkiye'nin Rusya'ya ait bir savaş jetini (hava sahasını ihlal etmesinin ardından) düşürmesinden bu yana iki ülkenin yaptığı tehditler artış kaydetmektedir. Son haftalar içerisinde Rusya YPG'ye verdiği hava desteği sayesinde Ankara'nın desteklediği Suriyeli isyancılara darbeler indirilmiştir. Türkler ise YPG'nin bulunduğu bölgelere başlattıkları topçu atışlarını günlerdir devam ettirmektedir - bu sayede 2000den fazla isyancı Suriye'ye geçiş yapabilmiştir.

Başbakan Davutoğlu 19 Şubat tarihinde yaptığı konuşmada, "YPG'nin Azez'e doğru ilerlemesi için bombardıman yapan Rusya'yı da -bu terörist grubu masum Suriyeli ve Türk vatandaşlara karşı kullanmaması konusunda- bir kez daha uyarıyorum" demiştir.

Taraflar arasında kullanılan ifadeler Türkiye'nin Kuzey Suriye'de tek taraflı bir saldırı başlatma olasılığını etkilemektedir.

 

Forex haberleri doğrudan email kutunuza gelsin ister misiniz?Forex haberleri doğrudan email kutunuza gelsin ister misiniz?
Şimdi üye olun!

DailyForex, Forex dünyasındaki son gelişmeleri ve Forex teknik analizlerini sizlere sunuyor. Ayrıca size en uygun forex firmasını bulabilmeniz için uzmanlarımız tarafından hazırlanan forex firmaları incelemelerini de ziyaret edebilirsiniz.