Şov Başlasın

|

İngiltere Başbakanı Theresa May’in Lizbon Anlaşması’nın 50nci maddesinin uygulamaya konulması için parlamentonun iradesine başvurmak yerine neden tarihin tozlu yapraklarında kalan bir yasayı kullanmayı denemeyi seçmesi 2016 yılının en büyük gizemlerinden birisi olmuştur. Bu düşünce, güz döneminde mahkemenin bu yasanın Avrupa Birliği’nden ayrılma konusunda kullanılamayacağı kararı almasıyla düşse de, Başbakan May işin peşini bırakmamış ve temyiz için Yüksek Mahkeme’nin kapısını çalmıştı. Burada da görüşülen mesele kısa bir süre önce karara bağlanmış ve yargıçlar itirazı geçirli bulmadıklarını açıklamışlardır.

İlk olarak Aralık ayında ele alınan temyiz başvurusu 8’e 3 oyla reddedilmiştir. Kısacası Başbakan May’in Birleşik Krallık’ın topluluktan ayrılması sürecini başlatabilmesi için Parlamento’nun onayı gerekecektir.

Milletvekillerinin büyük bir bölümü ülkenin AB dahilinde kalması fikrini desteklemekteydi ve sadece Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi ayrılma yönünde kampanya düzenlemişti. Parlamenterler ve bakanlar kendi düşüncelerine göre kampanya gerçekleştirme özürgürlünüğe sahiptiler. Referandumdan %51.9’e karşı %49.1 oyu çıkmış ve ayrılık taraftarları kazanmıştı. AB karşıtı oy verenlerin toplam seçmenlerin sadece %37’lik bir kesimini temsil ettiği gerçeği işleri biraz daha karşıtırmıştı.

Kelt partileri, parlamentoda 1 üyesi olan Yeşiller ve Liberal Demokratlar’ın tamamı Britanya’nın toplulukta kalmayı sürdürmesi yönündeki kararlarını hiç değiştirmemişlerdir. Yönetimi elinde bulunduran Muhafazakar Parti üyeleri kararlarını açığa vurmazken, İşçi Partisi halen ortak bir karara varamamıştır. İşçi örgütlerinin çoğunluğu ayrılık yönünde oy kullansalar da İşçi Partisi’nin destekleyenlerin sadece %70’i AB’den kopma fikrine sıcak bakmaktadır.

İşçi Partisi “insanların iradesine” karşı gelmeyeceğini ifade etse de, parti üyelerinin dörtte biri Başbakan May’e yetki verilmesine hayır diyeceklerini ilan etmişlerdir. Yetkili isimler partinin resmi görüşünün, başbakanın bazı koşulları yerine getirmesi sonunda kesinleşeceğini açıklamışlardır - Ortak Pazar üyeliğinin devam ettirilmesi de bu koşullar arasındadır ve Başbakan May bunun olmayacağını zaten ilan etmiştir.

Konuya yönelik yasa tasarısının Perşembe günü gündeme getirileceği tahmin edilmektedir, sonrasında ise iki haftalık bir süreç gerekecektir. Aslında ülkenin AB’den boşanması meselesi çok ciddi hesapların yapılmasını zorunlu kılmaktadır fakat hükümet buna karşı direnç göstermektedir. Parlamento’dan nasıl bir karar çıkacağı merakla beklenmektedir.

Forex haberleri doğrudan email kutunuza gelsin ister misiniz?Forex haberleri doğrudan email kutunuza gelsin ister misiniz?
Şimdi üye olun!

İngiliz bir bilim adamı ve serbest yazardır. Belçika, Ghent’te doktorasını yapmıştır. İngiltere’den ayrılmasından bu yana Belçika, Fransa, Monaco ve Avusturya’da çalışmıştır. Bir yazar olarak ticaret, bilim, sağlık ve çevre konuları üzerinde yoğunlaşmıştır.